Back to Search View Original Cite This Article

Abstract

<jats:p>Bu gerçekleri şüphe götürmez şekilde kabul ediyoruz… ABD Bağımsızlık Bildirgesi bu sözlerle başlar ve ardından evrensel hakların kesin bir onayı gelir. Oysa tarih bize bunun hiçbir zaman gerçekten şüphe götürmez olmadığını gösterir. William Talbotta göre bildirgenin yazarları, Aydınlanma düşüncesinin bir varsayımına dayanıyordu: Evrensel hakikatler, şüphe götürmez öncüllerden rasyonel olarak kanıtlanabilirdi. Ne var ki aynı yazarların çoğunun köleliği desteklemiş olması, ahlaki doğruların çoğu zaman sadece tarihsel bir keşif süreci içinde ortaya çıktığını gösterir. Talbott bu kitapta, John Rawls, Jürgen Habermas, J. S. Mill, Amartya Sen ve Henry Shuenun çalışmalarından hareketle, insanların doğru ve yanlış hakkında evrensel fakat yanılmaz olmayan yargılarda bulunabilecekleri özgün bir ahlaki bakış açısının nasıl geliştiğini inceler. Bu bakış açısının, dokuz temel hakkın ahlaki öneminin keşfedilmesine nasıl zemin hazırladığını tartışır. Evrensel haklar fikrinin en tartışmalı yönlerinden biri, ahlaki görecelik sorunudur. Evrensel hakları savunmak, kaçınılmaz olarak ahlaki emperyalizme mi yol açar? Talbott, hem göreceliğin hem de emperyalizmin tuzaklarından kaçınan bir yaklaşım geliştirir. Hepimizin ahlaki kör noktaları olduğunu ve bu kör noktaları çoğu zaman başkalarının eleştirileri sayesinde fark edebildiğimizi vurgulayarak, evrensel hakların eleştirel ve diyalojik bir temelde savunulabileceğini gösterir. Hangi Haklar Evrensel Olmalı? insan hakları tartışmalarına yeni bir perspektif kazandırırken ahlaki ve kültürel görecelilik meselelerine de kapsamlı bir katkı sunmaktadır.</jats:p>

Show More

Keywords

evrensel ahlaki şüphe götürmez zaman

Related Articles

PORE

About

Connect