Abstract
<jats:p>Dijital teknolojilerde yaşanan hızlı gelişmeler, örgütlerin iş yapma biçimlerini, karar alma süreçlerini ve rekabet anlayışlarını önemli ölçüde değiştirmektedir. Bu süreçte örgütlerin başarısı yeni teknolojileri benimsemeleriyle birlikte bu teknolojileri stratejik amaçları doğrultusunda kullanabilmelerine ve öğrenme süreçleriyle bütünleştirebilmelerine bağlı hale gelmiştir. Bu doğrultuda dijital olgunluk ve örgütsel öğrenme kavramları, örgütlerin sürdürülebilir rekabet üstünlüğü elde etmelerinde kritik rol oynayan iki temel unsur olarak öne çıkmaktadır. Dijital olgunluk, organizasyonların dijital teknolojileri benimseme, kullanma ve bu teknolojilerden değer üretme kapasitesini ifade ederken; örgütsel öğrenme, bilgi edinme, paylaşma, yorumlama ve kurumsal hafızaya dönüştürme süreçlerini kapsamaktadır. Bu kitap bölümünde dijital olgunluk ile örgütsel öğrenme arasındaki ilişki teorik ve kavramsal açıdan incelenmektedir. Çalışmada öncelikle dijital olgunluk ve örgütsel öğrenme kavramlarının gelişimi ve teorik temelleri ele alınmakta, ardından iki kavram arasındaki karşılıklı etkileşim değerlendirilmektedir. Ayrıca dijital olgunluk ve örgütsel öğrenmenin akıllı organizasyonların oluşumundaki rolü açıklanmakta ve bu ilişkinin sürdürülebilir rekabet üstünlüğüne katkıları tartışılmaktadır. Kaynak temelli görüş, bilgi temelli görüş ve dinamik yetenekler yaklaşımı çerçevesinde yapılan değerlendirmeler, dijital teknolojilerin tek başına rekabet avantajı yaratmakta yetersiz kaldığını, bu teknolojilerin öğrenme süreçleriyle desteklenmesi gerektiğini göstermektedir. Sonuç olarak dijital olgunluk ve örgütsel öğrenmenin birbirini besleyen stratejik yetkinlikler olduğu, bu etkileşimin organizasyonların çeviklik, yenilikçilik ve uzun dönemli performanslarını güçlendirerek sürdürülebilir rekabet üstünlüğünün oluşmasına katkı sağladığı ortaya konulmaktadır.</jats:p>