Abstract
<jats:p>Afetlerde sağlık hizmetlerinin temel amacı, yaşamı tehdit eden durumları hızla kontrol altına almak ve toplum sağlığını sürdürülebilir biçimde korumaktır. Bu bağlamda çevre sağlığı, su ve sanitasyon, hijyen, beslenme ve enfeksiyon kontrolüyle birlikte ağız ve diş sağlığını da içermelidir. Afetler; sağlık altyapısının zarar görmesi, temiz su ve hijyen materyallerine erişimin kısıtlanması, beslenme bozuklukları ve psikolojik stres yoluyla çürük, periodontal hastalıklar, oral enfeksiyonlar ve travmatik maksillofasiyal yaralanmaları artırır. Diş kırıkları, avulsiyonlar, çene ve yumuşak doku yaralanmaları hava yolu güvenliği, enfeksiyon ve fonksiyon kaybı açısından acil müdahale gerektirir. Enfeksiyon kontrolü; saha koşullarına uyarlanmış sterilizasyon, tek kullanımlık malzeme kullanımı, akılcı antibiyotik politikaları ve temel ağız hijyeni eğitimleri ile desteklenmelidir. Geçici barınma alanlarında diş fırçası ve macunu gibi materyallerin temel hijyen kitlerine dahil edilmesi ve toplum temelli eğitimler, özellikle çocuklar ve yaşlılarda riskin azaltılmasında önemlidir. Diş hekimleri; sahra hastaneleri ve mobil kliniklerde travma ve enfeksiyon yönetimi, triyaj desteği, epidemiyolojik veri toplama, eğitim ve adli kimliklendirme süreçlerinde kritik roller üstlenir. Türkiye’de AFAD ve TAMP yapıları içine diş hekimliğinin sistematik entegrasyonu, mobil ünitelerin planlanması ve afet odaklı diş hekimliği eğitiminin güçlendirilmesi önerilmektedir. Sonuç olarak, diş hekimliği hizmetlerinin ulusal afet yönetim planlarına bütüncül biçimde entegre edilmesi, afet sonrası toplum sağlığının korunmasına ve sağlık sisteminin dayanıklılığının artırılmasına anlamlı katkı sağlayacaktır.</jats:p>