Abstract
<jats:p>Günümüzde hızlanan kentleşme süreçleri, iklim değişikliğinin etkileri ve çevresel risklerin çeşitlenmesi, yerel yönetimlerin hizmet sunumu ve yönetişim kapasitesini her zamankinden daha önemli hâle getirmektedir. Özellikle afetler, yalnızca fiziksel çevreyi değil, ekonomik ve sosyal yaşamı da etkileyen çok boyutlu krizler olarak yerel yönetim politikalarının temel gündemlerinden biri hâline gelmiştir. Türkiye’de bu dönüşümün en önemli yansımalarından biri, 6360 sayılı Kanun ile büyükşehir belediye sisteminde gerçekleştirilen yeniden yapılanmadır. Söz konusu düzenleme ile büyükşehir belediyelerinin hizmet alanları il sınırlarına kadar genişletilmiş, köy ve belde belediyelerinin tüzel kişilikleri kaldırılarak bu yerleşimler mahalle statüsüne dönüştürülmüş ve kırsal alanlar kent yönetim sistemine dâhil edilmiştir. Bu bölüm, büyükşehir belediye sisteminin kırsal alanlarda afet yönetimi ve çevresel risklere karşı hizmet sunma kapasitesini yerel yönetim politikaları perspektifinden değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Bu kapsamda öncelikle 6360 sayılı Kanun sonrasında ortaya çıkan yönetsel dönüşüm ile kent-kır bütünleşmesinin yerel yönetim yapısına etkileri ele alınmakta, ardından Türkiye’de afet yönetiminin hukuki ve kurumsal çerçevesi incelenmektedir. Ayrıca yerel yönetimlerin afet risklerinin azaltılması, müdahale süreçlerinin yürütülmesi ve afet sonrası iyileştirme faaliyetlerindeki rolü; ilgili mevzuat ile AFAD tarafından hazırlanan politika belgeleri çerçevesinde tartışılmaktadır. Bölümde, büyükşehir belediyelerinin genişleyen hizmet alanlarının afet yönetimi ve çevresel risklerle mücadele açısından ortaya çıkardığı fırsatlar ve sınırlılıklar değerlendirilmekte; afetlere dirençli kentler ve kırsal yerleşimler oluşturulabilmesi için yerel yönetimlerin yetki, kaynak ve kurumsal kapasitelerinin güçlendirilmesinin gerekliliği vurgulanmaktadır. Bu yönüyle bölüm, kentleşme, çevresel riskler ve yerel yönetim politikaları arasındaki ilişkiyi bütüncül bir bakış açısıyla ele almaktadır.</jats:p>