Abstract
<jats:p xml:lang="tr">Modern dönemde sosyal ve pozitif bilimlerde meydana gelen gelişmelerden ve özellikle dil ile ilgili Batı’da ortaya çıkan yeni yaklaşımlardan sonra kurguda farklı dünyaların varlığından söz ederek bu dünyaları inceleyen çalışmalar ortaya çıkmıştır. Bu çalışma Ahmed Saadavi’nin bu dünyalardan birini temsil eden Frankenstein Bağdat’ta romanını edebiyat kuramının disiplinlerarası imkânlarını kullanarak modal mantık ve fantastik edebiyat teorisi bağlamında analiz etmeyi amaçlamaktadır. Makalenin temel problemi, klasik modal mantığın “olası dünyalar” kuramının, dolayısıyla pozitif bilimin doğaüstü unsurlar ve belirsizlikleri açıklamada yetersiz kaldığını ortaya koymaktır. Bu amaçla olası dünyalar kavramının önce felsefedeki kökeni hakkında bilgi verilerek bu kavrama modal mantıktaki çalışmaların yaptığı katkılar ortaya konulmuş, daha sonra Tzvetan Todorov’un fantastik üzerine düşünceleri ve geliştirdiği “tereddüt” kavramı merkeze alınarak disiplinlerarası bir perspektifle metnin daha nitelikli düzeyde analizi hedeflenmiştir. Araştırmada nitel analiz yöntemi benimsenmiş; Lubomir Doležel ve Ruth Ronen gibi olası dünyalar kavramını edebiyat teorisine tanıtan kişilerin çalışmalarına da değinilmiştir. Çalışma sonucu, eserin yalnızca bir korku veya bilimkurgu anlatısı olmadığı, aksine okuru rasyonel ve irrasyonel dünyalar arasında bir tereddüde zorlayarak epistemolojik bir kararsızlık alanı meydana getirdiğini göstermektedir. Böylece pozitif bilimin katı sınırları Todorovyen tereddüt mekanizmasıyla esnetilerek, aynı zamanda Arap edebiyatındaki fantastik unsurların özgün kullanımı ortaya konulmuş olur. Ayrıca modal mantığın edebî değerlendirmede kısıtlarının tespit edilmesinin yanı sıra, fantastiğin yalnızca bir tür değil, savaşın parçaladığı bir coğrafyanın sosyo-politik gerçekliğini gözler önüne sermek amacıyla bir dünya inşa etme aracı olarak kullanılabildiği ortaya konmuş olacaktır. Bu makale, modal mantık ile edebî fantastik kuramını birleştiren bütüncül bir perspektif sunması yönüyle literatürdeki metodolojik boşluğu metodolojik boşluğu ve türler arası geçişkenliğe dair disiplinlerarası bir katkı sağlamaktadır.</jats:p>