Back to Search View Original Cite This Article

Abstract

<jats:p xml:lang="tr">Ali Cem Akbulut’un (Rüsvai) şiirleri, anonim, âşık, tekke ve tasavvuf edebiyatının izlerini taşımakla birlikte bu gelenekleri modern şiir diliyle birleştirerek ustalıkla yeniden yorumlar. Şair, tasavvufun derin manevî öğretilerini halk hikâyelerinin kültürel mirasıyla buluşturarak insan, aşk ve varoluş temalarını evrensel bir perspektife taşır. Ali Cem Akbulut’un şiirleri, halk irfanını ve tasavvufî mirası çağdaş Türk şiirinin estetik ve felsefi dünyasıyla birleştiren bir köprü işlevi görür. Eserler, kültürel belleğin sürekliliğini sağlarken modern bireyin ruhsal ve ahlâkî arayışına önemli bir bakış açısı kazandırır. Akbulut, Hacı Bektaş-ı Veli ve Pir Sultan Abdal gibi mutasavvıf şahsiyetlerin düşünce mirasıyla Leyla ile Mecnun, Kerem ile Aslı, Tahir ile Zühre ve Ferhat ile Şirin gibi halk anlatılarının sembolik dilini ustaca birleştirir. Divan şiirindeki “sevgili” motifini ise ilahî aşkın bir yansıması olarak işler ve bireyin iç dünyasındaki yolculuğunu hem bireysel hem de toplumsal boyutta görünür kılar. Bu bakımdan “Demişler (Atasözü Destanı)”, “Anlatayım (Tezat Destanı)”, “Sevda Bir Ateştir”, “Yok İdi”, “Şükrü-Rüsvai”, “Deli Gönül Engin Ol”, “Kavli Sadık Olan”, “Ne Çıkar”, “Hür Esir Olmuşum”, “Kaç Zamandır Elde”, “Aşk İle” ve “Telli Yar” gibi şiirlerinde tasavvufî sembollerin ve modern bireyin varoluşsal sorgulamalarının iç içe geçmiş olduğu görülür. Çalışmada, atasözleri, halk deyimleri ve geleneksel sembollerin çağdaş şiir bağlamında yeniden anlam kazandığı; bu dönüşümün günümüz insanının ahlâk, inanç ve kimlik bilincine, aynı zamanda estetik ve edebî farkındalığına nasıl ışık tuttuğu tartışılmaktadır. Böylece Akbulut’un şiirleri, geçmiş ile çağdaşın, manevî derinlik ile modern bireyselliğin sentezini sunan özgün bir edebî alan olarak okunmaktadır.</jats:p>

Show More

Keywords

modern halk akbulutun şiirleri bireyin

Related Articles

PORE

About

Connect