Abstract
<jats:p xml:lang="tr">Amaç: Bu çalışmanın amacı Cumhuriyet Senatosu tutanakları ışığında Türkiye-NATO ilişkilerini analiz ederek literatüre bir katkı sunmaktır.Yöntem: Çalışmada söylem analizi yöntemi kullanılacaktır. 27 Mayıs darbesini gerçekleştiren askerler ve onlara destek olan siviller Türkiye’nin siyasi, ekonomik, sosyal ve askeri yapılarında önemli değişiklikler meydana getirmişlerdir. Bu değişikliklerin en önemlilerinden biri 1961 seçimlerinden sonra toplanan Cumhuriyet Senatosudur. Senatonun amacı meclis tarafından alınan kararların denetlenmesini ve yasama faaliyetlerinin daha sağlıklı bir şekilde yürütülmesini sağlamaktır. Senatonun halk tarafından seçilen ve atanan sivil ve asker siyasetçileri bir araya getiren eklektik bir yapıya sahiptir. Seçimlerle gelen temsilcilerde Adalet Partisi’nin (AP) 1977 seçimleri haricinde belirgin bir üstünlüğe sahip olduğu görülmektedir.Bulgular: Çalışmanın bulgularına göre Türkiye-NATO ilişkileri dış politika bağlamında senatoda tartışılan en önemli konulardan biri olmuştur. Senatoda yapılan tartışmalar incelendiğinde NATO’ya ve Türkiye’nin NATO’daki yerine ve görevine yönelik üç temel eğilim ortaya çıkmaktadır.Sonuç: Sonuç olarak, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve cumhurbaşkanı tarafından atanan kontenjan senatörleri Türkiye’nin NATO üyeliğinden çıkmasını savunmamakla birlikte ilişkilerde Türkiye lehine esaslı düzenlemeler yapılması gerektiğini belirtmişler ve Türkiye-NATO ilişkilerine eleştirel bir açıdan yaklaşmışlardır. Öte yandan, başta AP olmak üzere sağ partiler NATO üyeliğine neredeyse kayıtsız şartsız destek vermişlerdir. Bunun en temel sebebi anti-komünizmin yükselişidir. Senatonun asker üyelerinden oluşan Milli Birlik Komitesi (MBK) grubu ise NATO’ya karşı en sert eleştirileri getirmiş ve neredeyse ittifaktan ayrılmaya kadar varacak düzeyde karşıt tavır takınmışlardır. Bunun en temel sebebinin de MBK üyeleri arasında ortaya çıkan ayrılıklar ve yükselen solun bazı üyeler üzerinde yarattığı etki olduğu görülmektedir.</jats:p>